| |
| |
Antalya
konaklama ve pansiyon hizmetlerinde en ucuz pansiyon
pansiyonlar ve ağaçev imkanlarısunan Çıralı Adrasan arasında
kalan Şaban Olimpos Ağaçevleri sitesine hoşgeldiniz. Olympos
Saban ağaç evler ( Treehouses ) ve bungalow seçenekli en
ucuz tatil imkanı. Olimpos Antalya Saban Pansion tercihiniz
olsun. Çavuşköy Olympos ağaç evlerde kaliteli tatil
seçenekleri ile hizmetinizdeyiz. |
|
| |
|
Çıralı Tatil
- Cirali Otel - Çıralı Oteller |
| |
 |
Kumluca
yönünde Kemer'den sonra 28. km de sola Çıralı ayrımı var.
Yakınlarında Yanartaş ( Chimaera ) ve Olympos antik kentleri
nedeniyle son yılların gözde tatil beldesi durumuna gelen
Çıralı Köyü sapaktan 7 km. sonra ve deniz kenarında. Yol
asfalt ama dar ve virajlı. Virajlı da olsa, ilkbahar ve yaz
aylarında bu yolun keyfini çıkarmaya bakın. Çünkü yola
paralel bir dere akıyor. Yeşillikler içinden akan suyun
çağıltısını dinlemek ve yoğun şehir yaşamından iyiden iyiye
uzaklaşmak için kısa bir mola verin. Çıralı'da çok sayıda
otel, pansiyon ve kamping alanı var. Turunç ve portakal
ağaçlarının arasına dağılmış tesisler kumsal boyunca
dizilmişler. Her gün de yenileri ekleniyor. Çıralı'nın küçük
beyaz taşlarla bezeli, yaklaşık 3.5 km. uzunluğundaki
kumsalı ve koyu mavi temiz denizi tatilcilerin ilgisini
çekiyor. Kumsalın esas sakinleri Caretta caretta'lar, bu
nedenle kumsal birinci derece Sit alanı. |
| |
Antalya
konaklama ve pansiyon hizmetlerinde en ucuz pansiyon
pansiyonlar ve ağaçev imkanlarısunan Çıralı Adrasan arasında
kalan Şaban Olimpos Ağaçevleri sitesine hoşgeldiniz. Olympos
Saban ağaç evler ( Treehouses ) ve bungalow seçenekli en
ucuz tatil imkanı. Olimpos Antalya Saban Pansion tercihiniz
olsun. Çavuşköy Olympos ağaç evlerde kaliteli tatil
seçenekleri ile hizmetinizdeyiz. |
|
| |
|
Olympos
Tatil - Olimpos Otel - Olimpos Oteller |
| |
 |
Çıralı'ya
dönüp daha önce üzerinden geçtiğiniz köprüye geldiğinizde,
köprüden geçmeyip dereye yönelin. Yaz aylarında dere suyu
iyice azalıyor. Arabanızın altı yüksekse geçebilirsiniz. Ama
bu defa biraz ileride kumsal başlıyor. En iyisi siz
arabanızı derenin Çıralı tarafında bırakın ve yürüyün.
Olympos antik kentinin güney girişi, Çıralı-Olimpos
kumsalında, yaklaşık 500 metre ileridedir.
Ören yerinin ana girişi ise Adrasan yolu üzerindedir. bu
giriş kağısına araçla gelmek mümkün. Bunun için
Kemer-Kumluca karayolunun Çıralı sapağından yaklaşık 50
metre |
| |
sonraki
Çavuşköy sapağından sola dönmek gerekiyor. Yaklaşık 11 km.
sonra da solunuzda Olympos tabelasını göreceksiniz. Çam
ormanı, portakal bahçeleri ve ağaçların tepesine kurulmuş
tahta evlerden oluşan ilginç ve özellikle gençler için
popüler konaklama alanlarının arasından geçen yol ören
yerinin giriş kapısına kadar geliyor.
Akçay deresinin iki yanına kurulmuş antik kent son derece
etkileyicidir. Kentin iki yakasını birleştiren antik
köprülerden eser kalmış. Karşı yakada bulunan tiyatro, hamam
yapıları, bazilika gibi kalıntıları görebilmek için sudan
geçmeyi göze almalısınız. Öreni ayrıntılı keşif için saatler
ayırmaya değer. Kuruluşu Helenistik döneme ulaşan Olympos,
Lykia Konfederasyonu'nun üyesiydi.
Adını 2375 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı'ndan alıyor.
Olympos Anadolu ve Ege'deki dağ zirvelerinin ortak adıdır.
Bir denizci kenti olan Olympos, bir süre korsanların
egemenliğinde kalmış ve tıpkı Phaselis'te olduğu gibi Roma
komutanı İsaricus tarafından kurtarılmış.
Limanın uygunluğu ve gemilerin Akçay üzerinden kent içine
kadar girmesinin yarattığı olanaklarla Roma döneminde
zenginleşmiş. Bu parlak dönem M.S. 3. yüzyıla kadar sürüyor
ve sonra kent Ceneviz ve Venedikli korsanlar tarafından
kullanılıyor.
Şehri gezmeye deniz tarafından başlayalım. Sağda dik bir
yamaçla yükselen tepede Akropol var. Akropol'e dönüşte
çıkmak üzere yola devam ediyoruz. Sağda, anıtsal bir mezar
gözünüze çarpacak. 1992 yılında Antalya Müzesi tarafından
yapılan kazılar sonucu çıkarılmış anıt mezar Kaptan
Eudomos'a ait. Lahtin üzerinde bir tekne kabartması ve bir
de Eudomos anısına bir yazı var. Kabartmanın bir bölümü
parçalanmış. Yazı şöyle türkçeleştirilmiş:
"Son limana girdi demirledi çıkmamak üzere
Çünkü ne rüzgardan, ne de gün ışığından medet var artık
Işık taşıyan şafağı terk ettikten sonra Kaptan Eudomos
Oraya gömüldü gün misali kısa demirli gemisi
Kırılmış bir dalga gibi"
Yola devam ediyoruz. Sağda kaynak suyu var. yaz kış soğuk
olan suyu içilebilir. Zaten Olympos'un her tarafından su
çıkıyor. Son derece sulak bir alanda şimdi antik kent
kalıntıları. Çevreside bitki örtüsüyle kaplı. Rehber
olmaksınızın bitki örtüsü arkasında kalan kimi kalıntıları
görmeden geçmek mümkün.
Solda dere yatağı var. Suyun bol olduğu ilkbahar aylarında
karşı kıyıya geçmek zorlaşıyor. Ama yazın böyle bir sorun
yok. Dere üzerinde antik dönemden kalma bir köprü var ama
yalnızca bir ayağı kalmış. Dere yatağı Mayıs sonrasında
zakkumlarla bezeniyor. Derenin karşı tarafında Bizans
bazilikası görülüyor. Karşıda ayrıca 3000 kişilik tiyatro
varmış ama yalnızca kapısı ayakta kalmış. Yolun devamı, ören
yerinin diğer giriş kapısına gidiyor. Şimdi geriye dönelim
ve ağaçların arasındaki patika yola girelim. Patika yol Roma
tapınağına çıkıyor. Tapınağın kapısı ayakta. Kapı girilinde
bir heykel kaidesi var ve bu kaidenin üzerinde Roma
İmparatoru Marcus Aurellius'un heykelnin olduğu anlaşılıyor.
Tapınak da onun anısına yapılmış.
Patika yolun sol tarafı sular altında ve sazlık. Altışehir
agorasıymış. Yolda geçilen bir kapı kilise ve tapınak
kalıntılarına açılıyor. Patika bir süre sonra şimdi kurumuş
olan antik su yoluna giriyor. Su yolunun sonunda anıtsal
mezar ve 2 kaya mezarı görülebilir. 1992 yılında yapılan
kazı sırasında Roma dönemine ait olan ve 5. yüzyıl sonlarına
kadar kullanılan mozaikli bir yapı ortaya çıkarılmış.
Zeminindeki harika mozaikler, ödenek ayrılıp çevre koruması
sağlamadığı için kumla örtülmüş.
Yeterince ödenek ayrılmaması, Türkiye'nin bu önemli tarihi
zenginliklerinin gereği gibi korunup gelecek kuşaklara
aktarılmasını engelliyor. Antik kentlere giriş için ödenen
ücretlerin yarısı bile bu kentlerin korunup iyileştirilmesi
için harcansa sorun çözülebilecek ama ne yazık ki bu
gerçekleşmiyor. Olympos'ta son durak akropol. Patikanın
bitiminde solda yaklaşık 50 metre yüksekliğindeki akropole
mutlaka çıkın. Nefis bir manzarayla karşılaşacaksınız. Bir
yanda yeşillikler içindeki Olympos kenti kalıntıları, öte
yanda ise kilometrelerce uzunluktaki Çıralı sahili.
Yorgunluğunuza değdiğini düşüneceksiniz. |
| |
| |
Adrasan
Tatil -
Adrasan
Otel -
Adrasan
Oteller |
| |
| |
 |
Olympos-Adrasan ayrımından 18 km. sonra Adrasan
Köyü'ne ( Çavuşköy ), 4 km. sonra da Adrasan Koyu'na
ulaşacaksınız. Adrasan Koyu, 2 km. uzunlukta bir
kumsala sahip. Koyun çevresi çam ağaçlarıyla örtülü.
Açık denize karşı korunaklı bir doğal liman
görünümünde olduğu için balıkçılık gelişmiş. Ayrıca
mavi yolculuk tekneleriyle günübirlik gezi tekneleri
Adrasan Koyu'na mutlaka uğruyorlar.
Adrasan'ın sıcağı bunaltıcı değil. Öğleye kadar
denizden, öğleden sonra da karadan esen rüzgar
sıcağın kavurucu etkisini bir ölçüde azaltıyor.
Gezi tekneleri Adrasan'dan çevredeki ada ve koylara
günübirlik turlar düzenliyorlar. Adrasan'a 1 saat
uzaklıktaki Suluada, Sazak ve Ceneviz koyları,
Olympos antik kenti |
|
|
| |
günübirlik
tekne turlarının uğrak yerleri arasında bulunuyor.
Suluada'dan çıkan suyun, aç karnına içildiğinde böbrek
taşlarını düşürücü özelliği olduğu iddia ediliyor (
Adrasan'daki köylüler, bunun bizzat kendi deneyleriyle sabit
olduğunu söylediler ). Adanın batısında, mozaik görünümlü
siyah-beyaz taşlarla bezeli kumsalda denize girmek keyif
verici. Kuzeydeki Sazak Limanı da öyle. Doğal görünümü
etkileyici kapalı bir koy olan Sazak Limanı doğal bir havuz
gibi. Çok güzel kumsalı olan bir plaja sahip. Buranın da
suyu ünlü. Bağırsaklara iyi geldiği söyleniyor. Sazak
Koyu'na karadan da ulaşılabiliyor.
Adrasan'dan tekne turu sabah 10'da başlıyor, öğleden sonra
4-5 gibi sona eriyor. Adrasan, dalmaktan hoşlananlar için de
uygun. Su 25 metre görüş uzaklığına izin veren temizlik ve
netlikte. Zıpkınla avlanacak balık çeşitleri de diğer
yerlere göre fazla. Adrasan Koyu'na girişte, Gelidonya
Burnu'nda 3500 yıl önceden kalma Fenike batığı bulunuyor.
ABD'li deniz bilimcisi George Bas'ın batıktan çıkardığı
antik amforalar Bodrum Sualtı Müzesi'nde sergileniyor. Tüplü
dalış bu bölgede yasak. Ancak teknelerle 1.5 saat uzaklıkta
bulunan Üçadalar kıyılarında dalmak serbest. Sahilden 4 km.
içerdeki Adrasan köylüleri seracılıkla uğraşıyorlar. Her
mevsim taze sebze bulmak mümkün.
Adrasan'ın postanesi, bakkal ve marketi var.
Adrasan henüz ülkemizde yeterince tanınmıyor. Bu nedenle de
hala sessiz, hala bir köy havasında. Ya köylü sıcaklığı ve
misafirperverliği? Turizm insanları öylesine hızla
değiştiriyor ki. O nedenle kesin bir değerlendirme yapmak
zor. En iyisi Adrasan'a gidin ve değerlendirmeyi siz yapın. |
|